Ne kadar acı değil mi? Müslümanın yaşantısı İslam’a, Yahudinin yaşantısı Museviliğe, Hristiyanın yaşantısı İseviliğe hiç uymuyor.
Asr’a yemin olsun ki insanlık ziyandadır ”(Asr Suresi 1-2)
Yaşadığınız Müslümanlık mı, İslam mı? Tek bir din var : İslam. Yaşadığınız Müslümanlık İslam’ın neresinde? Kaç çeşit müslümanlık var? Allah’ın dini tektir: İslam. İskitler o tek dine inandıkları için “İs” olarak anılmış. Hitit’de Asİs ve Roma’da Aziz, Mısır’da ki “İs” kelimelerine bakın.
İs Lam: Elif, Sin, Lam, Ayn, Mim. Ben Allah’ın Hakk dini olan İslam’a inanıyorum. Sizin batıl yaşantınızla din kabul ettiğiniz sizin olsun. Her müslümanım diyenin dini farklı. Bütün bu çokluk sizin olsun. Bana Tek olan, Ehad ve Samed olan Allah yeter. Rehber olarak Allah’ın Rasulü yeter! Benim için; “ne herkesin nefsine göre kabul ettiği Müslümanlığın, ne İslam dururken kendine yeni yol edinmiş tarikatların, ne Hz. Muhammed(sav) ile cemaat olmak dururken cemaatçilik oynayanların, ne dini kullanarak particilik oynayanların, ne millete zulmederek milliyetçi geçinenlerin, ne halkı soyarak halkçılık taslayanların, ne devletçi geçinip devleti yolanların, ne yoldan çıkmış Hristiyanlığın, ne sapıtmış Yahudiliğin… bir hükmü yoktur.
Siz; İslam’ı hiç anlamamışsınız ki, anladığımız kadarına Müslümanlık dediğiniz şeyin İslam’la alakası olsun. Yakınınızdaki mazluma bile dönüp bakmamışsınız ki, Filistin lakırdınızın bir faydası olsun. Kendi dostlarınıza bir faydanız olmamış ki, böyle müslümanın öyle müslümana faydası olsun. Müslümanım diyenlerde İslam’dan “İz” yok, “İs” yok!
Mazluma senin gibi olmak, senden olmak ön yargısıyla baktığın gün; zalimi ben den mi değil mi diye seçtiğin gün, haramı helalı nefsine göre seçtiğin gün bitti senin müslümanlığın, senin içinde taptığın put putlaştırdı seni. Gayri baltayla gelip kırsın diye Hz. İbrahim’i (a.s.) beklesen ne fayda, Mesih gelse Mehdi gelse ne fayda…
Hem gelen kendi makamına gelir. Sen manen kendi miracına erip onun seviyesine çıkmadan haberin bile olmaz; kim gelmiş kim gitmiş. Bu yüzden, madde aleminden kurtulup manaya uyanamayanlara muhabbetim dahi yok artık. “Asr’a yemin olsun ki insanlık hüsrandadır/ ziyandadır.”
İnsan insana dert değil, ilaç olmalı. Dert benim olunca ilaç olmayanların hüsranı da, ziyanı da benden uzak dursun. Derdi veren Allah, elbet dermanını da verir. Dertlere derman olan Allah’tır. Gönlümdeki “is” de, içimdeki “pis” de O’dan değil mi? Hayır da şer de O'ndan değil mi? Cennet'in de Cehennem'in de sahibi O değil mi?
Aynı hakikat alanı, uyumlanabilen bilinç için cennet olurken; direnen bilinç için cehennem hâline gelir. Mekân değişmez, hakikat değişmez. Değişen yalnızca bilincin açıklığıdır. Bu nedenle cehennem, hakikatin alternatifi değil; hakikatle çatışmanın sonucudur. Hakikat birdir, tecrübe çoktur.
Cehennem yalnızca ölümden sonra başlayan bir hâl değildir. Aynı prensip dünyada da işler. Sürekli öfke, kıskançlık, tatminsizlik ve iç karanlığa hapsolmuş bilinç, cehennemi şimdiden deneyimler. Bu yüzden cehennem bir tehditten çok, uyarıcı bir işarettir. Hakikatle uyumlanmayan bilinç, nerede olursa olsun daralır ve kendisini cehennemde gösterir. Yani kendi nefsine zulmeder. En doğrusunu elbette Allah bilir.
Yusuf Avcu, Zamana Hızır Dokundu

Yorumlar
Yorum Gönder