Her hakikat, bir sırla örtülmüştür. Ve her sır, ancak perdesine hürmet edenin kalbine açılır. Tesettür de böyledir. Sadece bir elbise değildir. Bir örtüden öte bir sırdır. İnsanın, kendisini sırrıyla örten Rabbiyle yaptığı bir ahittir. Cennette başlayan bir örtüyle, dünyada devam eden bir yürüyüştür. Hz. Adem’in(a.s.) hatırlattığı, hatanın ilk yankısıdır. Hz. Adem unuttu… Ve unutmak, şeytanın yolunu açtı. Tattığı bir meyveyle değil; çözülen bir sırla , yeryüzüyle tanıştı. O meyve değdiğinde boğazına, sadece avret yerleri açılmadı; kalbin örtüsü de sıyrıldı. Ve insan, çıplaklığın utancını ilk kez o gün tanıdı. Cennet yapraklarıyla kendini örttü Hz.Adem. O gün ilk defa haya, bir elbise giydi. Ve bu örtünme, Rabbin öğrettiği ilk dersti: “ Setret ey insan! Çünkü sen sırlardan yaratıldın .” Setr, Hızırî bir hikmettir. Tesettür bir hatırlayıştır. Ruhun, unutulmuş bir ezeli emri yeniden giymesidir. Zamanın örtüsüdür. Çünkü her çağda şeytan, yeni bir çırılçıplaklık diliyle ko...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar