Yazar
Yusuf Avcu
tarih:
Ne kadar da topraktanız… Bir avuç toprağa bakınca insan kendini görmeli belki de. Çünkü insanın bedeni topraktan, nefesi Rahmân’dan, yürüyüşü kaderin yollarındandır. Toprak susar. Üzerine basılır, incinmişliğini dile getirmez. Üzerine düşen yaprağı reddetmez; kendisine atılan taşı da tohumu da bağrına alır. Yağmur iner üzerine, kabul eder. Güneş yakar, sabreder. Gece örter, bekler. Ve vakti geldiğinde, bağrında sakladığını yeniden hayata çıkarır. İnsan da böyledir. Bazen kendisine söylenen bir sözü yıllarca taşır, bir bakışın ağırlığını ömrüne yük eder, bir vedayı kader zanneder, bir reddedilişi kendi değersizliğinin delili sayar. Oysa insanın içine bırakılan her şey hakikat değildir. Her söz doğru değildir. Her yük sana ait değildir. Her acı senin kaderin değildir. Bazen sana ait olmayan bir karanlığı, sırf sana bırakıldı diye kendi gecen sanırsın. İşte insan burada toprağı unutur. Çünkü toprak kendisine geleni yalnızca saklamaz; dönüştürür. Ölüyü alır, rahmine koyar. ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar